meme estetiği

göğüs estetiği
 
DİSKÜSYON
İnjekte edilebilen kollajen, plastik cerrahın dağarcığında faydalı bir metod olarak bulunmalıdır. Seçilmiş vakalarda iyi sonuç verir. Hekimin ve hastanın tatmin edici sonuçlar alabilmesi için, sınırlılıkların hastaya preoperatif dönemde iyice izah edilmesi gerekir. İnjekte edilen Zyderm, alıcı yatak kollajeni ile replase edilir. Bu kollajen replasmanı, çapraz-zincirleme gibi yüksek derecede değildir, kırışıklıklara sebep olan güçlerin etkilerine daha hassastır ve deformitenin nüks etmesine yardım edebilir. Zyplastın kullanıma girmesi bu problemi, en azından özellikle tavsiye edildiği derin çizgilerde, hafifletmeye yardımcı olabilir. Bu yüzden, hekim, alternatif girişimler seçilebilecek (yüz germe, dermabrasion, kimyasal soyma gibi) hastaları dikkatle seçmelidir. Tamamen iyileşmeden, ameliyat sonrası bölgelere kollajen injekte etmek, kollajenin rezorpsiyonuna neden olabilir. Travmatize bir dokuda generalize kollajen çevrilmesi keza injekte edilebilen kollajenle belki de en iyi sonuçların alındığı, akne skarlarmın tedavisinde gerçekleşir. Ameliyat sonrası 2.5 yıl, korreksiyonda minimal kayıp bildirilmiştir, bu aktif inflamasyon alanlarının, olgun akne skarlarında olduğu gibi, dermal şekillendirmeye uygun olduğunu düşündürür. İnjekte edilebilen kollajenin kullanılışında esas merak, korreksiyonu sağlamak için tekrar tekrar injeksiyonlar yapılması gereğine ve kollajene karşı meydana gelen antikorların varlığına yönelik olarak hala sürmektedir. Zyplastın ortaya konması bazı klinik çalışmalarda kalıcı korreksiyon sağlamaktadır. Hipersensetivite reaksiyonları sıklıkla ilk kollajen injeksiyonundan sonra ortaya çıkar. Bu reaksiyon, injeksiyon yapılan yerin çevresinde odaklanan lokalize bir reaksiyondur ve insan kollajeni ile çapraz reaksiyon veren antikorların yapımı henüz gösterilememiştir. Gelecekte insan immunitesi ve injekte edilebilen kollajenin biyolojik değerlendirilmesi çalışmaları, bu maddenin faydası ve emniyeti hakkında mevcut ilgiyi düzeltecektir. Aşağıdaki araştırmalara devam edilmesi gerekir:
1- Deri testinde pozitif sonuç veren hastalarda hayvan kollajenine var olan immunite ve
2- Tekrar tekrar yapılan injeksiyonlardan sonra kollajene alıcının cevapsızlığı. Kollajen yegane biyolojik polimerdir ve rezorbe olabilir. İnorganik polimerlerden farkı:
1- Bu hidrolitik reaksiyonlardan ziyade enzimatik reaksiyonlarla yıkılır.
2- Potansiyel olarak antijeniktir ve implantasyondan önce enzimatik hazmedilmeyle temizlenmesi gerekir ve
DİSKÜSYON
İnjekte edilebilen kollajen, plastik cerrahın dağarcığında faydalı bir metod olarak bulunmalıdır. Seçilmiş vakalarda iyi sonuç verir. Hekimin ve hastanın tatmin edici sonuçlar alabilmesi için, sınırlılıkların hastaya preoperatif dönemde iyice izah edilmesi gerekir. İnjekte edilen Zyderm, alıcı yatak kollajeni ile replase edilir. Bu kollajen replasmanı, çapraz-zincirleme gibi yüksek derecede değildir, kırışıklıklara sebep olan güçlerin etkilerine daha hassastır ve deformitenin nüks etmesine yardım edebilir. Zyplastın kullanıma girmesi bu problemi, en azından özellikle tavsiye edildiği derin çizgilerde, hafifletmeye yardımcı olabilir. Bu yüzden, hekim, alternatif girişimler seçilebilecek (yüz germe, dermabrasion, kimyasal soyma gibi) hastaları dikkatle seçmelidir. Tamamen iyileşmeden, ameliyat sonrası bölgelere kollajen injekte etmek, kollajenin rezorpsiyonuna neden olabilir. Travmatize bir dokuda generalize kollajen çevrilmesi keza injekte edilebilen kollajenle belki de en iyi sonuçların alındığı, akne skarlarmın tedavisinde gerçekleşir. Ameliyat sonrası 2.5 yıl, korreksiyonda minimal kayıp bildirilmiştir, bu aktif inflamasyon alanlarının, olgun akne skarlarında olduğu gibi, dermal şekillendirmeye uygun olduğunu düşündürür. İnjekte edilebilen kollajenin kullanılışında esas merak, korreksiyonu sağlamak için tekrar tekrar injeksiyonlar yapılması gereğine ve kollajene karşı meydana gelen antikorların varlığına yönelik olarak hala sürmektedir. Zyplastın ortaya konması bazı klinik çalışmalarda kalıcı korreksiyon sağlamaktadır. Hipersensetivite reaksiyonları sıklıkla ilk kollajen injeksiyonundan sonra ortaya çıkar. Bu reaksiyon, injeksiyon yapılan yerin çevresinde odaklanan lokalize bir reaksiyondur ve insan kollajeni ile çapraz reaksiyon veren antikorların yapımı henüz gösterilememiştir. Gelecekte insan immunitesi ve injekte edilebilen kollajenin biyolojik değerlendirilmesi çalışmaları, bu maddenin faydası ve emniyeti hakkında mevcut ilgiyi düzeltecektir. Aşağıdaki araştırmalara devam edilmesi gerekir:
1- Deri testinde pozitif sonuç veren hastalarda hayvan kollajenine var olan immunite ve
2- Tekrar tekrar yapılan injeksiyonlardan sonra kollajene alıcının cevapsızlığı. Kollajen yegane biyolojik polimerdir ve rezorbe olabilir. İnorganik polimerlerden farkı:
1- Bu hidrolitik reaksiyonlardan ziyade enzimatik reaksiyonlarla yıkılır.
2- Potansiyel olarak antijeniktir ve implantasyondan önce enzimatik hazmedilmeyle temizlenmesi gerekir ve
3- Gerilme gücü ve absorbsiyon oranı erime kabiliyetine bağlıdır.
Erimeyen kollajenin gücünü ve ömrünün uzunluğunu göstermek gerekirse, intermoleküler çapraz halkaları yeniden kırmak için güneş ışınlarında esmerleşmeyi gerektirir. Monomerik pürifiye kollajen, injekte edilebilen Zyderm kollajen implantıdır. Bir sürü farklı uygulamalar için, kollajen çapraz halkaları, gluteraldehit, formaldehit, dialdehit veya diğer polimerlerle esmerleştirmeyle replase edilir. Ajanın tipi, yoğunluğu, pH ve ısısı güneşte yanmaya tabi olacak dereceyi ve böylece mekanik ve uygunluk özelliklerini tayin eder. Yanma sonuçtaki biyoyıkılımı önlemezse de, bunu gluteraldehitle stabilize edilen domuz kalp kapaklarındaki gibi 10 yıldan fazla süre geciktirebilir. Bu aşırı derecede yakılan kapakların immunogenesitesini gösterir.
Kollajen preparatı çeşitleri şöyledir:
1- Dermal injekisyon için süspansiyon,
2- Topikal hemostatik ajan olarak mikrokristalin kollajen (Avitene),
3- Yara pansumanı için kollajen lifleri tabakaları,
4- Sığır fleksor tendonlarmdan kollajen sütürler,
5- Sığır ve koyun barsak duvarının fibröz dokusundan cat gut sütürler,
6- Periodontal rekonstrüksiyon için kollajen jel,
7- Hemostaz ve eklem kaplanması için kollajen sünger,
8- Kollajenden zengin domuz derisi yara pansumanları,
9- İnek arterleri ve kalp kapakları ve
10- Kollajen-silikon yapay deri.
SİLİKON
Pratik tıpta silikonun kullanım alanı çok geniştir. Hemen hemen tüm cerrahi branşlar, herhangi bir formda silikon kullanır: pacek maker, penis implantları, eklem protezleri, miringotomi tüpleri, intraoküler lensler ve ventriküler peritoneal şantlarda kullanıldığı gibi, rekonstrüktif ve estetik cerrahide de kullanılır. Buna göre, silikon, intravenöz kateterler, intravenöz tüpler ve cerrahi drenlerde de kullanım alanı bulur. Solid şekilde silikon, nisbeten merttir, halen çeşitli silikon implantlarla başarısızlıklar bildirilmektedir. Başarısızlıklar genellikle fibrozis, lenfadenopati, silikon göçü, kanama ve kırılmayla birlikte olur. Kossovsky ve arkadaşları, silikonun biyoreaktivitesini incelemişler ve bunun implante edilmesiyle ilgili cerrahi deneyimlerini bildirmişlerdir. Silikonun memeye implante edilmesi, bu materyalin en sık kullanıldığı alandır. Lokal ve uzak reaksiyonlar bildirilmesine rağmen, komplikasyonları azdır. Sıkı kontraksiyonla birlikte, kapsül gelişmesi, ogmentasyon (büyütme) mamoplastisinden sonra şekilde en sık rastlanan komplikasyondur ve iki taraflı ogmentasyon yapılan hastalarda tek taraflı olabilir. İmplant konulmuş hastalarda, kapsülleri inceleyen Mandel ve Gibbons silikon
içeren bileşimler ayırt etmişlerdir. Onlar, silikon polimeri, hücreler içinde olduğu gibi, intersellüler mesafede de ayırt etmişlerdir. Bu alanlarda makrofajlar ve yabancı cisim dev hücreleri vardır. Silikon implante edilmesi taraftarı olanlar, bu implantların etrafında granülomatöz reaksiyon ve skar formasyonunun, bu materyalin implantasyonunun gerekli sonucu olduğunu düşünürler. Anlaşmazlık, bu materyalin implantasyonuna immünolojik reaksiyon konusundadır. İnanıldığına göre, bir kez silikon vücuda yerleştirildi mi, Haptene benzer bir tam olmayan antijen gibi etki edebilir. Göçün inhibisyonu tekniğiyle gösterildiği gibi silikonun hücre immun cevabını sağlayabilir. Açığa çıkan silikon mateıyalinden vücudu korumak için çift ve üçlü lümenliler de dahil olmak üzere pek çok tipte meme implantı yapılmıştır, fakat hastaya delici bir yaralanmanın, silikon materyalinin kendisini oıtaya çıkarması her zaman olasıdır. Bir zamanlar silikon, sıvı injekte edilebilen materyal olarak yumuşak doku defektlerinin ogmentasyonu için olduğu gibi, meme büyütülmesi için de çok kullanılmıştır. Materyalin göçü problemi ile olduğu gibi, infeksiyona sebep olması da genel kullanımdan kaldırılmasına neden olmuştur. Lemperle ve Spitalny, likit injekte edilebilen silikonların kullanımını tartışmışlar, 50 kadar vakada likit, yüze olan injeksiyonla deneyimlerini sunmuşlar, materyalin yer çekiminden etkilenmeye eğilimini ortaya koymuşlardır ve takriben 5 yıl sonra ogmentasyon etkisinin kaybolduğunu göstermişlerdir. Aynı şekilde bir başka çalışmada Jackson ve Murray, sıfır komplikasyon oranıyla, hemifasiyal atrofinin tedavisinde likit injekte edilen silikon kullanarak, çok iyi sonuçlar bildirmiştir. Komplikasyon meydana
geldiği zaman, tedavisi zordur. Günümüzde, likit injekte edilebilen silikon, geniş kullanım alanı bulmamaktadır. Silikon günümüzde en çok ogmentasyon mamoplastisi için protezlerde ve doku genişleticilerde (tissue expander), burun dorsumu, kolumella, çene ogmentasyonunda, kulak rekonstrüksiyonunda, malar bölge korreksiyonunda kullanılmaktadır. Günümüzde jel silikon dolu protezlerden sızıntı (bleeding) olduğu ve sızan silikonun retikuloendoteliyal siştemde tutulduğu, dolayısıyla bu protezlerin kullanılmaması gerektiği konusunda raporlar bildirilmektedir. Bu nedenle de bir silikon zarf içine serum fizyolojik doldurulan tipte (şaline filled) protezler veya çift lumenli protezler tercih edilmektedir. Silikonun yüksek biyokompetabilite ve hemokompetabilite, nontoksik ve nonirritan, nonallerjenik olma ve biyodegradasyona tamamen rezistan olma avantajları vardır. Netice olarak, doku reaksiyonu, kitle halindeki elastomerlerin ya da injekte edilen sıvının damlasının çevresinde bir inkapsülasyonla sonuçlanan hafif bir yabancı cisim reaksiyonuyla kendini gösterir. Silikonun dezavantajları, yumuşak elastomer implantların şeklini bozabilen fizyolojik inkapsülasyon, elastomerlerin üzerine lipidlerin absorbsiyonu (kalp valvüllerinde olduğu gibi) ve yük taşıyan bölgelerde mekanik güvenilirliği sağlayacak yeterli gerilme gücüne sahip olmamasıdır (parmak eklemi protezlerinde %2.3 kırılma oranı).
En çok kullanılan biyomedikal materyal olan silikon:
1- Yumuşak doku tamiri için elastomer,
2- Oda sıcaklığında katılaşan ısmarlama implant elastomerler,
3- Bir kez kulanılmaya has hipodermik iğneler ve şırıngalar, ilaç şişeleri, kateterler ve diğer aletlerin yağlanması için ve.
4- Ekstrakorporeal balonlu oksijenatörlerde kanın köpürmesini ve gazı önlemek için antiasit karışımların hazırlanmasında kullanılmak üzere üretilir.
Lastik halde silikon iki büyük tipiyle kullanılır. Sıcakta sertleşen tipi hazır şekillerde üretilmiştir: malar, nazal ve çene ogmentasyonu protezleri. Oda sıcaklığına göre ayarlı silikonlar vardır ve bunlar hastanın isteğine bağlı yapılan implantlar olup ısıya karşı dokuların reaksiyon vermesini önlerler. Ham madde olarak elde edildiklerinde oda sıcaklığına ayarlı silikonlar katalizörle birleştirilirler ve oda sıcaklığında bir kaç dakika içersinde çapraz reaksiyon vererek lastik kıvamında protez oluştururlar. Silikon lastik implantlar, fabrikasyon olarak imal edilebilir veya özel defektlere göre ısmarlama yapılabilir. Bir kez yapıldıkları zaman, bunlar bazı dezavantajları olmasına rağmen şekillerini korurlar. Bu dezavantajlar şöyledir:
1- Cerrahi girişim sırasında, altındaki kontura tam adaptasyon gösteremezler.
2- Silikonu uygun biçimde yontmak, pürüzlü, keskin kenarlara sebep olabilir ve şekillendirme genellikle zordur.
3- Materyali defektin orjinal şekline uygun bükmek olanağı yoktur, hemen eski halini yeniden alır.
4- İmplantı stabilize etmek için genellikle çevre dokuları sütüre etmek gerekir.
5- İmplant yer değiştirebileceği gibi çevresinde kapsül kontraktürü de gelişebilir.
Tüm endişelere rağmen, silikon implantlar geniş bir kullanım alanı bulmuştur. Yüz kontur deformitelerinde olduğu gibi, implantasyon materyali olarak da geniş kullanımları, gerçekten her cerrahi spesiyalitede ogmentasyon için başarıyla kullanıldıkları tekrar tekrar gösterilmiştir.
HİDROJELLER
Yegane hidrofilik akrilik polimer grubu olan hidrojeller, bünyelerine su alarak, yumuşak, kıvrılabilir jele benzer strüktürler yapar. Çoğu hidroksietilmetakrilattan (HEMA) menşelidir ve yumuşak kontakt lenslerin ve ilaçların devre devra salgılanmasına izin veren yarı geçirgen membranlar, yara pansumanları ve dializ aletlerinin yapımında kullanılırlar. Hidrojelin yapısına bağlı olarak, ağırlıklarının %3-90'ı sudan ibarettir. Kuru oldukları zaman serttirler, hidrojeller makina ile kolayca şekillendirilirler, fakat ısıtıldıktan sonra ortaya çıkan transparan elastik jel formu, zayıf mekanik güce sahiptir. Araştırmalar vasküler ve eklem yüzleri için yeni kopolimerler ortaya koyabilecektir.
REZORBE OLABİLEN KOPOLİMERLER
Biyolojik olarak yıkılabilen polimerler, çeşitli uygulama alanları bulurlar: sütürler, temporal iskeletler, yapıştırıcılar ve implante edilebilen ilaç sistemleri gibi. Poligolikolik asitten (PGA) ve polilaktik asitten (PLA) yapılan sütür materyalleri nisbeten uzun bir zamanda, polimerlerin hidroliziyle rezorbe olur ve daha hafif doku reaksiyonu verir ve aynı çaptaki barsaktan yapılmış (kollajen) sütürlerden daha fazla gerilme gücüne sahiptirler. Bu materyaller mikrovasküler bağlamalarda kullanılmaktadır ve rezorbe olabilen kemik plakları olarak araştırılmaktadır.
1 | 2
 
Yukarı
göğüs estetiği